hayrib_bir_farzimahal

Bir farz-ı mahal

| 0 Yorum

Hayat bu işte, bazen en mutlu başladığın işlerin sonu kötü biter. Bunun nerde ve nasıl olacağını hiç kimse bilemez. Belki de en güncel örneği olarak Brezilya – Almanya maçı gösterilebilir. Olayları maç başlamadan bir saat öncesinden başlayarak ele alalım.

Maçtan bir saat önce:

Lula ve çocukları çok mutluydular. Hep beraber Brezilya’nın tarihi bir anına şahitlik etmek için evden yola çıktılar. Maça girmeden önce çocukların  üzerine stadın kapısının önünden tükürük köfte aldılar ve koltuklarına doğru geçdiler. Herkes çok heyecanlıydı maçı bekliyorlardı. Nasıl beklenmesin Dünya Kupasının yarı final maçıydı bu. Bildiğiniz üzere Brezilya daha önce 5 kez müzesine götürmüştü Dünya Kupasını. Borçlar ve iç sorunlarla uğraşan ülkenin önemli gündemlerinden biri de bu maç olmuştu. Hatta bütün resmi kurumlar tatil olmuş herkes heyecanlı maçı bekliyordu.

Başlama vuruşu,

Hakemim düdüğü çalmış ve bütün brezilya halkı nefesini tutmuş, tek yürek olmuş maçı seyretmeye başlamıştı. İşte işin can alıcı noktası da buradaydı. Brezilya takımı kendine güvenle başlamıştı maça. Sonuçta evlerinde oynadıkları maçlarda büyük bir üstünlükleri vardı rakip takımlara karşı. İlk 10 dakika işler Brezilya milli takımı kontrolünde görünüyordu. Ama Almanya henüz söz almamıştı. İlk gol ikincisi derken yarım saat içinde Brezilya Almanya karşısında 5-0 geriye düşmüş, bütün ülkenin kanı donmuştu. Nasıl donmasın? En iddialı oldukları konuda hiç olmadık bir şok yaşıyorlardı. Lula da 30 yıldır bu takımın bütün maçlarını izlemişti ama böyle bir sonuç hatırlamıyordu. Şok olmuştu. Çareyi maçtan çıkıp eve gitmekte buldu, aldı çocukları evine döndü. Ama aklı almıyordu bu takım böyle nasıl dağılır diye düşünüp evin yolunu buldu. Televizyonu açtı ve baktı skor 7-0 dı ve son dakikalar oynanıyordu. O da ne? Son bir gol ve 7-1 oldu belki farkı kapatmazdı ama yine de sevindi, o tek gole sevindi. Tek başına evinde o tek golü kutluyordu.

Hayat bu işte diye başladık söze, çok umutlu başladığın işlerin ışığı söner ve karanlıkta kalırsın. İşte o anda yapman gereken karanlık oldu diye üzülmek yerine, bir mum yakmalısın. Olmadı bir kibrit çakacaksın. Aydınlatacaksın. Uzun konuşacağımıza, kısadan söyleyeceğimizi söyleyelim. Hayattaki büyük mutluluklar insanın karşısına bir kaç defa çıkar. Eğer sadece bunları beklersek hayat bomboş geçer. Onun yerine hayattan küçük mutluluklar toplayıp devam edeceksin hayata. Tıpkı Lula’nın 7 golden sonra gelen tek gole sevinmesi gibi.